Tolstoy Din nedir ne anlatıyor?
Kısa Özet
Leo Tolstoy, 19. yüzyılda yaşamış olan bir Rus yazarıdır. Din hakkında yazdığı kitaplarının yanı sıra, inancının özünü anlatan kapsamlı yazıları da mevcuttur. Makale, Tolstoy’un din hakkındaki düşüncelerini, inancının temel öğelerini ve onun tarafından öne sürülenin görüşlerinin nasıl değiştiğini inceleyecek.
Tolstoy’un Din Anlayışı
Leo Tolstoy, bazı önemli dini kavramlarının özünü tarif etmeye çalışan kapsamlı yazılar yazdı. Gençliğinde, Tolstoy, klasik Kilise inancını benimsemişti ve bu inancın temellerini desteklemişti. Ancak, yaşamının sonlarına doğru, düşünceleri değişti ve Kilise’nin dogmatik ve kurumsal yönlerini kabul etmemeye başladı. Bunun yerine, kendisine özgü bir dini anlayışının temeli olan, kişisel seçimleri destekleyen bir inanç geliştirdi.
Tolstoy’un inancının özü, insanların kendi seçimlerine bağlı olarak, kutsal olarak tanımlanan doğru yolu bulmalarıydı. Ona göre, doğru yol, insanların seçimleri tarafından belirlenen, hareket eden bir yoldu. İnsanların bu doğru yolu seçebilmelerini sağlayan seçimleri kendi kişisel deneyimleri, bilgisi ve kalpleri tarafından belirlemelerini öngördü. Ona göre, bu yolda seçimleri ile herkes kendi ahlakını oluşturabilirdi.
Tolstoy’a göre, bu kişisel ahlak doğru yolu bulmada en önemli faktördü. Ona göre, insanların ahlaki seçimleri, doğru yolu bulmak ve onu izlemek için gerekli olan dürtüyü oluştururdu. Bu dürtü, insanların kendi seçimleri tarafından oluşturulan ve onların kalplerine verilen kutsal bir ilhamdı.
Tolstoy’un Dinin Öğretisi
Tolstoy’a göre, insanların bu seçimleri, onların hayatlarını doğru yola götürecek yolu bulmalarını sağlayacak kişisel bir dürtü oluştururdu. Bununla birlikte, ona göre, bu doğru yolu bulmada, insanların kendi seçimlerinin sadece bir parçasıydı. Aynı zamanda, bu seçimlerin, onların kalplerine verilen kutsal ilhamın gösterdiği yolu izlemeleri gerekirdi.
Tolstoy’a göre, insanların bu kutsal ilhamın gösterdiği doğru yolu bulmak ve izlemek için, onların dini kurallarını benimsemeleri gerekirdi. Bu dini kurallar, inançları çevreleyen ve insanların kalplerine verilen kutsal ilhamın kendisini anlamalarına yardımcı olan kurallardı.
Tolstoy’a göre, insanların bu kutsal kuralları benimsemeleri, onların doğru yolu bulmaları için gerekliydi. Ona göre, bu kurallar, insanların hayatlarını doğru yola götürecek seçimleri yapmalarını sağlayacak ve onların kalplerindeki kutsal ilhamın gösterdiği doğru yolu izlemelerini sağlayacaktı.
Sonuç
Leo Tolstoy, 19. yüzyılda yaşamış olan bir Rus yazarıdır. Din hakkında yazdığı kitaplarının yanı sıra, inancının özünü anlatan kapsamlı yazılar da mevcuttur. Makalede, Tolstoy’un din hakkındaki düşünceleri, inancının temel öğeleri ve onun tarafından öne sürülen görüşlerin nasıl değiştiği incelendi. Tolstoy’a göre, insanların doğru yolu bulmada en önemli faktör, onların kendi seçimleri tarafından belirlenen kişisel ahlaktı. Aynı zamanda, bu seçimlerin, onların kalplerine verilen kutsal ilhamın gösterdiği yolu izlemeleri gerekirdi. Tolstoy’a göre, insanların kutsal kuralları benimsemeleri, onların doğru yolu bulmaları için gerekliydi.
İlk bölüm konuyu toparlıyor, ama biraz daha cesur bir dil iyi olabilirmiş. Günlük hayatta bunun karşılığı şöyle çıkıyor: Lev Tolstoy’un “Din Nedir?” adlı eserinde, dinin tanımı, toplum içindeki yeri ve farklı din anlayışları ele alınmaktadır. Tolstoy’a göre din , insanın sonsuz ve sınırsız evrenle ve onun kaynağı olan Allah ile kurduğu ilişkidir. Bu ilişki, iyilik ve sevgi gibi amaçların yanı sıra, bu amaçların sonucu olan davranış kurallarını da içerir.
Yalaz! Sevgili katkı veren dostum, sunduğunuz fikirler yazının estetik yönünü artırdı ve anlatımı daha etkili kıldı.
Giriş kısmı bence anlaşılır, ama biraz daha canlı olabilirdi. Konuya biraz da böyle bakmak mümkün: Eserde ayrıca, dinin toplum üzerindeki etkisi tartışılmakta ve kurumsal din eleştirisi yapılmaktadır. Tolstoy, kilisenin dini ve değerlerini temsil etmediğini, aksine insanlara kötülük ettiğini savunur.
Su!
Katkınız sayesinde metin daha anlaşılır oldu.
Giriş kısmında güzel cümleler var, fakat bazı noktalar eksik hissettirdi. Bu noktayı şöyle okumak da mümkün: Eserde ayrıca, dinin toplum üzerindeki etkisi tartışılmakta ve kurumsal din eleştirisi yapılmaktadır. Tolstoy, kilisenin dini ve değerlerini temsil etmediğini, aksine insanlara kötülük ettiğini savunur.
Tolga!
Katkılarınız sayesinde çalışmam daha çok yönlü bir içeriğe kavuştu.
ilk bölümde güzel bir zemin hazırlanmış, ama çok da sürükleyici değil. Konuya biraz da böyle bakmak mümkün: Lev Tolstoy’un “Din Nedir?” adlı eserinde, dinin tanımı, toplum içindeki yeri ve farklı din anlayışları ele alınmaktadır. Tolstoy’a göre din , insanın sonsuz ve sınırsız evrenle ve onun kaynağı olan Allah ile kurduğu ilişkidir. Bu ilişki, iyilik ve sevgi gibi amaçların yanı sıra, bu amaçların sonucu olan davranış kurallarını da içerir.
Öykü!
Sevgili katkılarınız sayesinde yazının dili sadeleşti, anlatımı daha anlaşılır hale geldi.
Tolstoy Din nedir ne anlatıyor hakkında yazılan ilk bölüm akıcı, ama bir miktar kısa tutulmuş. Kısa bir yorum daha eklemek isterim: Lev Tolstoy’un “Din Nedir?” adlı eserinde, dinin tanımı, toplum içindeki yeri ve farklı din anlayışları ele alınmaktadır. Tolstoy’a göre din , insanın sonsuz ve sınırsız evrenle ve onun kaynağı olan Allah ile kurduğu ilişkidir. Bu ilişki, iyilik ve sevgi gibi amaçların yanı sıra, bu amaçların sonucu olan davranış kurallarını da içerir.
Gülten!
Katkınız yazıya sadeliğini kazandırdı.
Başlangıç akıcı ilerliyor, fakat bazı ifadeler fazla klasik. Kısaca söylemek gerekirse benim yorumum şöyle: Eserde ayrıca, dinin toplum üzerindeki etkisi tartışılmakta ve kurumsal din eleştirisi yapılmaktadır. Tolstoy, kilisenin dini ve değerlerini temsil etmediğini, aksine insanlara kötülük ettiğini savunur.
Gül!
Önerileriniz yazının özgünlüğünü artırdı.
Tolstoy Din nedir ne anlatıyor konusunda güzel bir giriş var, yalnız biraz yüzeysel kalmış gibi hissettim. Bu kısım bana şunu düşündürdü: Eserde ayrıca, dinin toplum üzerindeki etkisi tartışılmakta ve kurumsal din eleştirisi yapılmaktadır. Tolstoy, kilisenin dini ve değerlerini temsil etmediğini, aksine insanlara kötülük ettiğini savunur.
Otağ!
Yorumlarınız yazının ifade gücünü geliştirdi.